banner8

“Emperyal zapt” senaryosunda ikinci perde

Emperyalllerin oynadıkları; bir önceki buluşmamızda anlattığım zapt senaryolarıyla; ekonomisini krize soktukları; devletin, yönetme erkini yitirdiği, yaşayanlarının hayat standartlarının açlık sınırına indirildiği ülkelerde bu kez, aynı senaryonun ikinci perdesini oynatmaya başlıyorlar.

Açlık sınırına getirdikleri halk ile ülkeyi yönetme erkini kaybettirdikleri devleti karşı karşıya getiriyorlar. Halk arasında, farklı; inanç, fikir, siyasi, etnik, kökene sahip toplumsal grupları, farklı ekonomik katmanlarda yer alan insanları karşı karşıya getiriyorlar.

12 Eylül öncesinden itibaren oynanan sağcı- solcu, günümüzde oynanmaya devam eden; Alevi-Sünni, Kürt –Türk oyunlarını aklımızdan çıkarmayalım. Çünkü; aynı senaryo ülkemizde deuygulanmaya çalışılıyor.

Senaryonun ikinci bölümünde; ekonomik krize, sosyal buhrana giren ülkelerin, bahsettiğim toplumsal gruplarına, lokal mensubiyet bilinciaşılanıyor. Farklı ekonomik katmanlarda hayat süren insanlar arasında, sınıf ayırımını körüklüyorlar. “Onda var, bende niye yok” bilincini uyandırarak fakiri zengine düşman ediyorlar. Kapitalist ruha büründürdükleri zengini, fakire; “Ezik insan” gözüyle baktırıyorlar.

Zamanla toplumun bütün toplumsal ve ekonomik kesimi birbirine düşman hale getiriliyor. Ülke insanlarının; devletin ebet-müddet bekası, vatanın selameti, milletin ortak istikbali ülküsünde birleşmelerini önlüyorlar.Ülke insanları, birbirilerine düşmanlık yaparak; ülkenin ekonomik gücünü yitirmesine, toplumsal bağların giderek zayıflamasına neden olan ihanet çukuruna düşüyorlar. Sonunda bölünmüş bir ülkenin yaşayanları olarak, düştükleri ihanet çukurunda emperyallerin hedefine hizmet eden piyon oluyorlar.

Bu oyun en belirgin şekliyle 12 Eylül öncesiTürkiye’sinde oynandı. Orak çekiçli bayraklarla Komünizm naraları atan gruplar arasında bile; birbirine düşman onlarca fraksiyon oluşturuldu. Bunların hepsi de Ülkücü Hareket’e düşman oldu.

Alevi-Sünnilik ülkemizde hortlatılmaya çalışıldı. Türk-Kürt ayırımı yaptırmak için terör örgütü kuruldu. Bu terör örgütüne günümüzde, her gün bir yenisi ekleniyor. Bu gidişle terör örgütlerinin kısaltılmış isimlerini telaffuz etmeye alfabemizdeki harfler yetmeyecek. Türk-Kürt vatandaşlarımız; “Biz, binlerce yıllık, aynı tarihe sahibiz. Bizim, soyumuz da bir, kökümüz de bir” dedikçe yüklendiler; “Hayır, siz ayrı kökenlerden gelen, farklı milletlersiniz” dediler. Şükürler olsun ki; kendilerini paralasalar da hala başaramadılar.

Bugün, bize yaşatılan ekonomik krizin altında; işte bu senaryo yatıyor. Bizi; iktisaden güçsüzleştirmek, yokluk buhranına sürüklemek, sonra beyinlerimize toplumsal ve iktisadi manada lokal mensubiyet bilincini nakşedip, birbirimizle savaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.

Geçmişte sahneye koydukları; “zayıflat, böl, parçala, yönet” senaryosunun daha korkuncunu yazdılar. Uygulamaya hazırlandıkları daha büyük senaryoda, Türk milletinin tamamını birbirilerine düşman etmeye, Türkiye Cumhuriyeti’ni topyekun ortadan kaldırmaya hazırlanıyorlar.

Emperyallerin yazdıkları ve ülkemizde oynamaya hazırlandıkları o korkunç senaryoyu anlatacağım programda buluşmak dileğiyle; selam ve dua ile hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner7