banner8

Silahımızı ellerinden almalıyız.

Artık; toplumları, ülkeleri ve Dünya’yı yönlendirmenin en etkili yolu, sivil toplum hareketi. Harekete gönül verenlerin;oda, sendika, vakıf ve dernek statülerinde bir araya geldiklerifarklı çatıların ortak adı; sivil toplum kuruluşları.


Sivil toplum kuruluşları; günümüz Dünya’sında, siyasi iktidarların, kendilerine ters düşen uygulamalarına direnen, hükümet politikalarını yönlendiren, partiler üstü güç haline getirildi.

Tarihte; 1205 yılında, Selçuklular döneminde, Kayseri’de, Ahi Evran teşkilatını, Dünya’nın ilk sivil toplum kuruluşunu kuran biziz. Bugün, sivil topluk kuruluşlarının sayısında ve etkinliğinde, Dünya’nın en gerisinde olan da biziz.

Günümüz Türkiye’sinde, vakıf ve dernek statüsünde, 90 binin üzerinde sivil toplum kuruluşuna sahibiz. Bu rakam; Hindistan’da 3 buçuk milyon, Rusya’da 300 bin, ABD ve Fransa’da 1 buçuk milyon, Almanya’da 2 buçuk milyon, civarında…

Almanya’da 40, Fransa’da 10 vatandaştan biri sivil toplum kuruluşu üyesi. Türkiye’de ise sadece 780 vatandaştan biri sivil toplum kuruluşu üyesi. Ülkemizde, sivil toplum kuruluşlarının etkinlikleri, çok sınırlı seviyede; faaliyetleri çok dar çerçevede yürütülüyor.

Bugünün Dünya ülkeleri; gizli ellerin öncelikli hedefleri, misyonları doğrultusunda;uluslararası sivil toplum kuruluşları eliyle, el altından yönetiliyor.Gizli ellere, sadakatle hizmet eden bu kuruluşlar, küresel çetelerin taleplerini hükümetlere iletiyor.

Bu talepler, hükümetlerce dikkate alınmak zorunda bırakılıyor. Hukuk düzenine uygun bir şekilde karşılanıyor. Talepler; hukuk düzenine uymazsa, hukuk düzeni taleplere uyduruluyor. Sivil toplum kuruluşlarının birçoğuna,“halk tabanlı”görüntü veriliyor.Küresel çete taleplerine, “demokratik toplumsal talepler” kılıfı giydiriliyor.

Piyasa ekonomilerine, bu kuruluşlar vasıtasıyla yaptıkları sözde “toplumsal baskı” unsurlarıyla, lokal ya da global, suni ekonomik krizler yaratıyorlar. Yarattıkları krizlerin toplumsal etkilerini, istedikleri derinliğe kadar vardırabiliyorlar. Krizi, istekleri doğrultusunda hafifletebiliyor ya da toptan ortadan kaldırabiliyorlar. Kendi ilke ve hedeflerine uygun piyasa şartlarını hazırlayıp hayata geçiriyorlar.

Globaller; Dünya ülkelerini, uluslararası sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla;her alanda istedikleri gibi yönlendiriyorlar.

Her alanda; “sivilleşme” adı altında, toplumlar arası ilişkiler yoluyla, bu kuruluşlara; devlet dışı, hükümet dışı kimlik kazandırıyorlar. Uluslararası camialar; oluşturdukları sivil toplum örgütleri sayesindeDünya ülkelerinde, toplumsal kararların alınmasında seçilmişlerle birlikte rol alıyorlar. Kurdukları “katılımcılık” tezgahıyla, seçilmişleri, sözde desteklemek, iyileştirmek adına, onların yerini alıyorlar, işlerine gelmeyen ülke politikalarını sorgulama yetkisine sahip oluyorlar. Bunun adına ise; “katılımcı demokrasi” diyorlar.

Dünya’da kurulan ilk sivil toplum kuruluşu olan Ahilik Teşkilatı’nı inceleyerek yola çıktılar. Hedefleri doğrultusunda yeniuluslararası sivil toplum kuruluşları şablonunu oluşturdular. Masumane maskelerini taktılar. Hedeflerine hizmet eden “sivilleşme” sistemini, oluşturdukları bu kuruluşlar eliyle kurdular.Bu kuruluşlarla Dünya ülkelerinin yönetiminde söz sahibi oldular.Onlar, hedefleri doğrultusunda üzerlerine düşeni yaptılar.

Devletimize düşen; tarihte bize ait olan, böylesine güçlü sivil toplum teşkilat yapısının, günümüze uyarlanarak yeniden inşa edilmesini, geliştirilmesini, yaygınlaştırılmasını desteklemek.

Millet olarak bize düşen; Sivil toplum kuruluşlarının sayısını, kalitesini, etkinliğini arttırmak için her alanda yeni sivil toplum kuruluşlarını hayata geçirmek, üye sayısını arttırmak, üyeleri bilinçlendirmek, ulusal ve uluslararası etkin rol oynamalarını sağlamak.

Kısacası elimizden aldıkları, bizi uzaklaştırdıkları tarihi toplumsal silahımıza yeniden yakınlaşmalı, yeniden sahip olmalıyız. Bu silahı, dünya liderliği hedefine varmada, en verimli araç olarak kullanmalıyız. Onların ülkemizde kurdukları sivil toplum kuruluşları ve şubelerinin etkilerini ortadan kaldırmalıyız. Bize ait sivil toplum kuruluşlarının sayısını ve etkinliğini acilen arttırmalıyız. Kaybettiğimizsilahımızı geri almalıyız.

Selam ve dua ile… Allah’a emanet olun.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner7