banner8

Yahudi Ermeni melezi Fetoş…

Fetoş’un dedesi, Rus işgali sırasında yaşanan Ermeni ayaklanmasında, ailesiyle birlikte hizmetkarlığını yaptığı Pasinlerli İbrahim Bey ve ailesine  saldırır. İbrahim Bey Ermeni  ailenin birçoğunu öldürür, kendisi de intihar eder. Fetoş’un Ermeni babası canını zor kurtarır. 18-19 yaşlarındayken “Ramiz” adında bir kimlikle, İspir’e yerleşir.

Özellikle; Türkleri katleden kafir Ermenilere küfreder. Her yerde Ehlibeyt yolunda Mümin, Müslüman olduğunu ilan ederek kendini gizler.Müslüman kimlikli yeni “Ramiz” der ki; “Öyle bir evlat yetiştiriyorum ki; bunları kendi dinleri ile vuracak.”

Oğlu Fetoş, Müslüman Türklerden ailesinin intikamını alacak…                                                                   

                              *****

Fetoş,24 Mart 1986’daAlmanya'ya gitmek için doldurduğu Pasaport İstek Formu’nuEmniyet'e verir. O formdan annesinin adı “Rabin” olarak geçer.Oysa; annesinin ismi “Refia” olarak biliniyor. Annesinin gerçek adı ortaya çıkıyor.Rabin; yalnızca Yahudilerin; hem erkeklerde, hem kadınlarda kullandıkları ve kutsal saydıkları isim.

Fetoş’un annesi Rabin, Mehmet Şükrü Paşa’nın ailesindendir. 1857- 1916 yılları arasında yaşayan Mehmet Şükrü Paşa’nın ecdadı, yüzyıllar önce İspanya’dan Edirne’ye göç etmiş Sefarad Yahudilerinden…

                              *****

Fetoş 1975 yılında Mason locasına katıldı. 1995 yılında, Dinler Arası Diyalog başlattı.

Nedir? Dinler Arası Diyalog…Diyaloğun fikir babası açıklıyor.LouısMassignon, “Onların (Müslümanların) her şeylerini tahrif ettik. İnançları, dinleri mahvoldu. Artık hiçbir şeye tam inanmıyorlar. Derin bir boşluğa düştüler. İntihar ve anarşi için olgun hale geldiler” diyor.

Papa II. Jean Paul, 1991 tarihli Kurtarıcı Misyon genelgesinde Dinler Arası Diyaloğu aynen şöyle anlatıyor: “Dinler Arası Diyalog, Kilise’nin, bütün insanları Kilise’ye döndürme amaçlımisyonunun bir parçasıdır… Bu misyon aslında Mesih’i ve İncil’i bilmeyenlere ve diğer dinlere mensup olanlara yöneliktir. “

Vatikan’ın kolu Hıristiyan Olmayanlar Sekreteryası 1973 yılında şöyle diyor:“Dinler Arası Diyalog; Mesih’in sevgisini ve Mesih’in sözlerini nakletmeye yöneliktir. Bu sebeple diyalog, Kilise’nin İncil’i yayma amaçlı misyonunun çerçevesi içinde yer alır.”

Aynı Sekreterya bir diğer açıklamasında; “Papa VI. Paul’ünvizyonu gerçekleşmektedir. Çünkü Dinler Arası Diyalog, Kilise misyonunun normal bir parçası olarak görülmektedir.”

                             *****

Dinler Arası Diyaloğun en önemli şartı; “Benim dinim son dindir” inancından vazgeçmektir.Anlamı; “Allah’ın Ali İmran Suresi’nin 19. Ayetinde buyurduğu; “Allah indinde hak din ancak İslâm’dır” hükmünü kabul etmeyeceksin.”

                             *****

Fetoş, 9 Şubat 1999’da Papa 6. Jean Paul’ü Vatikan’da ziyaret etti. Ziyaretinde Papa’ya sunduğu mektubunda aynen şu ifadelere yer veriyor.“Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinler Arası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz.” (F. Gülen’in Papa’ya mektubundan, Zaman,10.2.1998) Fetoş, bu ziyaretinden kısa bir süre sonra, 12 Mart 1998’de Amerikan Yahudi Örgütleri Başkanları tarafından Kainat İmamı seçildi.

                             *****

Dönemin Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral ve ekibi 18 Mart 1999’da İstihbarat Daire Başkanlığı’na FETÖ raporunu sundu. Raporda, FETÖ’nün devletin tamamını ele geçirmeyi planladıkları uyarısında bulundu.Raporun sunulmasından üç gün sonra Fetoş, 21 Mart 1999’da hastalık bahanesiyle Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçırıldı. 2006 yılında kesin oturma izni verildi.

Fetoş’un kaçırılmasına rağmen, FETÖ, Türkiye’de faaliyetlerine tam gaz devam etti.Fetoş’a dokunanlar; Balyoz, Ergenekon davalarından yargılandılar, vatan haini ilan edildiler.

                            ******

Fetoş’u anlattığımız bu bilgiler, Milli Güvenlik, MİT, Genel Kurmay arşivlerinden medyaya yansıyanlar.Bütün bunları, dönemin iktidarları bilse de Fetoş’un faaliyetlerini devam ettirmesine izin verdi.

Siyasilerde; iktidarı, bürokratlarda makamı koruma duygusu; “Vatanı koruma” duygusunun önüne mi geçti?


                            ******

Bu arada;Fetoş’un kaçışından 24 gün önce 16 Şubat 1999’da Apo Türkiye’ye teslim edilmişti.ABD, Apo’yu vermesi karşılığında Fetoş’u mu aldı?

FETÖ-PKK’ ortaklığı bu soruyu güçlendiriyor.Kandil-Apo çatışması karşısında ise “ABD Apoyerine Kandil ile anlaştı. Apo’suz PKK düzenini kurmak istedi.EtkisizApo’yu teslim etti” demekten:insan kendini alamıyor.

Selam ve dua ile… Allah’a emanet olun.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner7